Reha Muhtar’ın Cenazesine Katılmayan Deniz Uğur, Sessizliğini Bozdu

Reha Muhtar’ın Cenazesine Katılmayan Deniz Uğur, Sessizliğini Bozdu

Türk televizyon tarihinin önemli isimlerinden biri olan gazeteci ve haber sunucusu Reha Muhtar, 28 Mayıs’ta ‘kalp yetmezliği’ teşhisi ile hastaneye kaldırıldı ve 3 Haziran’da 66 yaşında hayatını kaybetti. Muhtar’ın vefatının ardından eski eşi Deniz Uğur ile arasındaki tartışmalar ve uzun süren velayet anlaşmazlıkları yeniden gündeme geldi. Muhtar’ın bir dönem eski eşi için “Ölürsem cenazeme gelmesin” demesi, olayın boyutlarını artırdı.

Muhtar’ın cenaze töreni 7 Haziran’da Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde gerçekleştirildi. Cenazeye Muhtar’ın ailesi ve çocukları katılırken, Deniz Uğur’un törene katılmaması dikkat çekti. Uğur, sosyal medyada kendisine yöneltilen eleştirilerin ardından sessizliğini günler sonra bozdu.

Oğlunun ve kızının fotoğraflarını paylaşan Uğur, paylaşımına şu notu düştü: “Rabbim sizi kem gözlerden esirgesin; karakteriyle, bilinciyle, olgunluğuyla gurur duyduğum çocuklarım… Dayanışmanız daim olsun.”

Uğur, Muhtar’ın vefatından sonra paylaşım yapmamasına rağmen, Seren Serengil ile yaptığı bir telefon görüşmesinde şunları söyledi: “Ben de zaman zaman onun kızgınlığından nasibimi alanlardan biriydim. Bazen beni azarladı, bazen kırdı. Sağlığının bozukluğunu ve karakterini çok iyi bildiğim için alınmadım. Çocukların sağlığı ve mutluluğu onun için her şeyden önemliydi, bu yüzden zamanla beni anlayacaktı. Bugün Deniz ağlayarak beni aradı, karşılıklı ağlaştık. Ne adamdı, hepimize neler yapardı, yine ona kızamazdık. Deniz, insan böyle bir durumda güzel anıları hatırlıyor; Allah onu affetsin.”

Uğur’un sözleri, ölümün tüm kırgınlıkları geçmişte bıraktığını bir kez daha ortaya koydu. “Bugün sadece bir gazeteci değil; bir baba, bir Beşiktaşlı, bir televizyon efsanesi ve hayatımızda iz bırakmış bir insanı uğurluyoruz. Allah tüm günahlarını affetsin. Çocuklarına sabır, onu sevenlere güç diliyorum. Ve sana da hakkımı helal ediyorum Reha Muhtar,” diyerek duygularını ifade etti.

Author: Tolga Kurt