Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’ne katılarak konuşma yaptı

Erdoğan, “2002’den bu yana demokrasi standartlarını yükseltmek için reform irademizi daima canlı Tuttuk” Dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde 24. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’nde konuştu. Erdoğan, “Yakında her ilde sulh komisyonlarını devreye alıyoruz. Böylece yargının iş yükünü düşürmeyi hedefliyoruz” dedi.

“Türkiye’nin adalet ve kalkınma başarısının sırrı, devletin milletle beraber yol yürümesi, yol boyunca da kendini sürekli olarak yenileyebilmesidir” diyen Erdoğan, “Adalet sisteminin işleyişini güçlendirmek önümüzdeki dönemde de önceliğimiz olacak” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 24. DönemAdliYargıHakimve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, görevlerine başlayacak 1008 adli yargı hakimi ve cumhuriyet savcısı ile 7 idari yargı hakimini tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hakim ve savcı adayları arasında kadınların, başarılarıyla öne çıktığını gördüklerini belirtti.

Mesleki eğitim süreçlerini birincilikle bitiren kadın hakim ve cumhuriyet savcılarını kutlayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu an ülkemiz genelinde 21 bin 844 hakim ve savcı görev yapmaktadır. Bugünkü kura törenimizde inşallah bu sayıyı 22 bin 859’a yükseltmiş olacağız. Bu vesileyle 6 sene önce teröristler tarafından makamında kalleşçe şehit edilen Cumhuriyet savcımız Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere adaletin tecellisi uğrunda çalışırken vefat eden, şehit düşen yargı mensuplarına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Buradaki her bir kardeşimin şehit Mehmet Selim Kiraz’dan aldığı adalet sancağını çok daha yukarılara taşımak için gayret göstereceğine inanıyorum. Biz de bu süreçte hiçbir sıkıntı yaşamadan görevinizi en iyi şekilde yapabilmeniz için sizlere gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. ” İktidara geldiklerine 9 bin 349 olan hakim savcı sayısını neredeyse 2, 5 kat artırarak mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini, aynı şekilde mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 84, idari yargıda yüzde 38 çoğaltarak yargı süreçlerini hem basitleştirdiklerini hem de hızlandırdıklarını anlatan Erdoğan, infaz koruma memurlarının yıpranma paylarından mübaşirlerin genel idare hizmeti almasına, hakim ve savcıların özlük haklarından çalışma şartlarına kadar her alanda önemli iyileştirmelere gittiklerini anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı mensuplarının görevlerini huzur ve güven içinde yapabilmelerini temin için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını vurguladı.

Adaletin mülkün temeli olduğu kadar sosyal barışın, refahın, istikrarın, kalkınma ve büyümenin de lokomotifi olduğunu herkesin çok iyi bildiğini belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmadığı, adaletin sağlanmadığı, adalete güvenin zedelendiği bir toplumda siyasi irade, ekonomik kalkınma ve ilerleme yönünde yapacağı hamlelerde eksik kalmaya mahkumdur. Suriye başta olmak üzere yakın coğrafyamızda yaşanan müessif hadiseler adaleti, temel hak ve özgürlükleri, hukuku ve insani değerleri hiçe sayan ülkelerin ayakta kalamayacaklarını acı bir şekilde göstermiştir. Adalet terazisinin doğru tartması kadar adaletin gecikmemesi de önemlidir. Hep söylediğimiz gibi geciken adalet, adalet değildir. Bu ilkeden hareketle göreve geldiğimizden beri adalet mekanizmalarının etkin çalışması ve adalet sisteminin hızlı işlemesi için çaba harcıyoruz. “

“Yeni Adliye Binası”

Erdoğan, adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekanlara kavuşturulmasına ayrıca önem ve öncelik verdiklerini dile getirdi. Türk adaletine, hakimlere, savcılara, avukatlara, o kurumlarda görev yapan insanlara yakışır adalet sarayları inşa ettiklerini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti: “2002 yılından bu yana inşa ettiğimiz modern 275 adalet hizmet binasıyla, adliyelerimizin altyapı eksikleriyle adalet hizmeti veren kapalı alan miktarı 2002 yılında yalnızca 569 bin metrekareyken bugün bu rakamı 5milyon 609 bin metrekareye çıkardık. Hakim ve savcılarımızı, merdiven altlarında kurulan masalarda adalet dağıtmak gibi utanç sahnelerinden kurtararak, adalet hizmetlerinin, mehabetine uygun alanlarda yürütülmesini sağladık. Son olarak adli yıl açılış programında 10 bloktan oluşan 422 bin metrekare kapalı alana sahip yeni Yargıtay binamızı törenle hizmete aldık. Böylece Ankara’da 6 ayrı binaya bölünmüş olan Yargıtay’ı tek çatı altında toplayarak kurumun işleyişindeki vakit ve kalite kaybının önüne geçtik. Başkentimize de şanıyla, ismiyle, tarihiyle mütenasip model bir adliye binası kazandırmak için çalışmalarımız devam ediyor. Yaklaşık 700 bin metrekare kapalı alana sahip olacak bu binanın hazırlıkları Adalet Bakanlığımız ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. İnşallah 2021 yılı bitmeden yeni adliye binamızın temelini atmayı planlıyoruz. “Erdoğan, adaletin tecellisi ve hakkın yerini bulabilmesi için sağlıklı bir çalışma ortamının öneminin tartışma götürmeyeceğini aktardı. Ancak sadece modern ve ihtişamlı binalar yapmakla adaletin tesis edilemeyeceğinin bir gerçek olduğunun altını çizen Erdoğan, “Adalet terazisindeki mizanın bozulmaması için temel şart, güçlü, tarafsız, bağımsız ve uluslararası normları özümsemiş bir hukuk sisteminin varlığıdır. ” görüşünü paylaştı.

“Reform irademiz”

Türk hukuk sisteminin en büyük açmazının, neredeyse her on yılda bir antidemokratik bir müdahaleye maruz kalması olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Aynı şekilde yargı camiamız da uzun yıllar boyu ya vesayetçilerin ya da halka rağmen halkçılık yapan jakoben zihniyetin tasallutu altında kalmıştır. Öyle ki bu ülke, sadece belli siyasi görüşe ve meşrebe mensup hakim ve savcı almakla övünen adalet bakanları görmüştür. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan gençlerin dar ağacına gönderildiği günler, dönemler yaşadık. ” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uyduruk davalarla başbakan ve bakanların yargılandığı, şehit edildiği, yüz kızartıcı durumlara şahitlik ettik. Darbeciler karşısında selam duran, darbecileri ayakta alkışlayan, vesayetçilerin önüne cüppesini seren sözde yargı mensupları gördük. Son 19 yılda, bir taraftan mevzuatımızdaki vesayet kalıntılarını temizlerken, diğer taraftan Türk yargısına musallat olan işte bu zihniyete karşı da amansız bir mücadele yürüttük. Haksız ithamlara ve eleştirilere rağmen 2002’den bu yana ülkemizde adaleti hakim kılmak, insan hakları ve demokrasi standartlarını yükseltmek için reform irademizi daima canlı tuttuk. Türkiye’yi sadece ekonomide ve demokraside değil aynı zamanda temel hak ve özgürlükler alanında da büyütmenin çabası içinde olduk. Kamuoyumuzla paylaştığımız Yargı Reformu Strateji Belgesi ile İnsan Hakları Eylem Planı, reform irademizin en son örnekleridir. Bu iki belge, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yürürken hukuk ve demokrasi alalında yol haritamızı oluşturmaktadır. “Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin vizyonunu, güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi olarak belirlediklerini belirten Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı’nda da özgür birey, güçlü toplum ve daha demokratik bir Türkiye perspektifini ortaya koyduklarını dile getirdi.

“Elektronik duruşma”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadan gelen taleplerle vatandaşların ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yargı paketlerini hızla hayata geçirdiklerini bildirdi. Birinci yargı paketinde hak ve özgürlükleri koruyan ve güçlendiren bir yaklaşımla ceza muhakemesinde ciddi değişiklikler yaptıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: “Özellikle ifade özgürlüğünü ilgilendiren konularda hak arama yollarını genişlettik. Seri muhakeme ve basit yargılama gibi işi kolay kılan, zahmetsiz ve adil şekilde çözen usulleri hukuk sistemimize kazandırdık. İkinci yargı paketinde, infaz sistemimizin iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma işlevini insan odaklı bir anlayışla güçlendirdik. İnfaz hakimliği kurumunu, sistemin merkezine koyarak bu mekanizmayı daha etkin ve infazın ıslah amacına uygun hale getirdik. Üçüncü yargı paketinde, özel hukuk alanında sadeleştirici ve hızlandırıcı yenilikleri hayata geçirdik. Elektronik duruşma uygulamasını yargının hizmetine sunduk. Özellikle salgın sürecinde hem yargı camiamız hem de vatandaşlarımız, bu uygulamadan büyük fayda sağladı. “

“Aile hukuku alanı”

Geçen adli yılın sonunda kanunlaşan dördüncü yargı paketiyle de mağdur odaklı adalet anlayışını ortaya koyan yeniliklere imza attıklarını anlatan Erdoğan, “İnsanımızın masumiyet karinesini, lekelenmeme hakkını güçlendiren adli araçları sisteme kazandırdık. Yine bu paketle, vatandaşlarımızın idari makamlara yaptıkları başvurulara, idarenin cevap süresini 60 günden 30 güne indirdik. ” açıklamasında bulundu. Erdoğan, hukukun, insanının hayatında zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı, yük olan değil yük alan bir rol üstlenmesini istediklerinin altını çizdi. Reform adımlarının gerisindeki temel yaklaşımın, çözüm odaklı bir şekilde yargıda iş ve işlem kolaylığı sağlanması olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu bakımdan reform kavramı bizim için siyasetin ve vatandaşımıza hizmet etmenin en önemli araçlarından biridir. ” görüşünü paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adalet ve kalkınma başarısının sırrı, devletin milletle beraber yol yürümesi, yol boyunca da kendini sürekli olarak yenileyebilmesidir. ” dedi. Dünyada devlet ve birey ilişkisinin köklü şekilde değiştiğini, Türkiye’de de hemen her alanda büyük bir zihniyet devriminin yaşandığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Elbette siyaset gibi yargının da bu değişime bigane kalması düşünülemez. Adalet sisteminin işleyişini güçlendirmek, yargıya ve kararlarına güveni en üst düzeye çıkarmak, önümüzdeki dönemde de önceliğimiz olacaktır. Meclisimizin iradesine sunacağımız yeni yargı paketlerinde, değişen şartlara göre ortaya çıkan ihtiyaçları, talepleri ve beklentileri, kolaylaştırıcı bir yaklaşımla karşılamayı esas alacağız. Bu adli yılda da mağdur odaklı adalet hizmetlerinde, gerek mevzuat, gerekse idari faaliyetler açısından çalışmalarımızı en üst seviyeye çıkaracak bu tür düzenlemeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Örneğin, icra konularını, aile hukuku alanında çocukla kişisel ilişki kurulmasından tamamen çıkaracağız. Bunun yerine mağdur hizmetleri mekanizmasını tesis ederek çocuğun üstün yararını hakim kılacağız. Yine vatandaşımızın kamu kurumlarıyla olan işlerinde öngörülebilirlik ve hukuk güvenliğini artıracak yeni adımlar atacağız. Bu kapsamda idari sulh usulü sistemini rahatlatacak bir yeniliğimiz olacak. Vatandaşımızın kamu ile uyuşmazlıklarında mahkeme mahkeme dolaşmadan dilekçeler, dosyalar, başvurular arasında vakit kaybetmeden hakkına kavuşmasını istiyoruz. Yakında her ilde sulh komisyonlarını devreye alıyoruz. Böylece yargının iş yükünü düşüren bir çözüm yolunu daha hukuk sistemimize kazandırmayı hedefliyoruz. “

Erdoğan, bir hakime düşen yıllık dosya sayısının adli yargıda 709, idari yargıda 408 olduğunu aktararak, yargıdaki iş yükünün son 10 yılda yüzde 38 oranında azaldığını, bunu daha da aşağı çekecek alternatifler geliştireceklerini belirtti. AA

Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.

Habermetre – Son Dakika Haberleri /beğendim/alkışladım/beğenmedim/güldüm/üzüldüm/sinirlendim/şaşırdım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir