Bu buluş modaya yön verecek! Atık nar kabukları podyuma çıkıyor!

3

Deri tabaklama işlemi, krom ve arsenik açığa çıkararak tarım arazilerini, su kaynaklarını ve ekosistemleri kirletirken ileri dönüştürülmüş kaynaklar ve geleneksel üretim teknikleriyle arazi kullanımını azaltıp biyolojik bazlı alternatifleri benimsemek ve doğal kaynakları korumak mümkün.

Bu alternatiflerden birini, meyve suyu üretiminden çıkan atık nar kabuklarının kullanımına dayalı projesiyle hayata geçiren İTÜ ARI Teknokent bünyesindeki Yugen firmasının kurucusu Tüysüzoğlu, yanıtladı.

Tüysüzoğlu, hayvansal derinin çevresel etkilerinin çok fazla olduğunu, bu üretimin verdiği zarar nedeniyle alternatif geliştirme düşüncesi sonucunda projenin ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’de üretim sonrası meydana gelen nar kabuğu atık miktarının yıllık 50 bin tona yakın olduğu bilgisini veren Tüysüzoğlu, şöyle devam etti:

“Atık, atık olarak kaldığı ve imha edildiği zaman, bu potansiyel biyokütlelere yapılabilecek en kötü şey çünkü atık olarak sınıflandırdıklarımız çok kıymetli malzemeler. Her birinin farklı potansiyelleri, dönüşebileceği farklı alanlar var. Bu imha edildiği zaman, biri yakacak olduğu zaman havaya tekrar karbon emisyonu olarak gidiyor ya da araziye gömülüp toprağa bırakıldığı zaman oradaki biyoçeşitliliği etkileyebiliyor. Dolayısıyla biz bunu ileri dönüştürerek çok daha katma değerli bir ürün haline getirebiliyoruz.”

Tüysüzoğlu, geliştirdikleri vegan derinin hayvansal ve suni derinin kullanılabildiği giyim, çanta, ayakkabı, mobilya, aksesuar ve otomotiv içi kaplamaları gibi alanlarda kullanılabildiğini belirtti.

– “SOLVENT VE SU KULLANMIYORUZ”

Nar kabuğundan geliştirdikleri vegan deriyi çevreye dost bir ürün olarak nitelendiren Tüysüzoğlu, “Çevresel etki olarak bunu hayvansal deriyle kıyasladığınız zaman emisyonda 15 kat bir azaltım oluyor. 1 metrekare hayvansal deri üretimi esnasında bir insanın 2 senelik temiz su ihtiyacı kadar atık su oluşuyor, biz bu üretimle hiçbir şekilde atık su da çıkarmıyoruz. Ayrıca emisyonu da azaltıyoruz ve tamamen solventsiz (çözücüsüz) bir üretim gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Geliştirdikleri ürünün kütlesinin yüzde 40’ının nar kabuğu, onun dışında kalan kısmının ise tamamen nişasta bazlı, biyo bazlı poliüretanlardan oluştuğunu kaydeden Tüysüzoğlu, yeni nesil vegan deri üretmekle kalmadıklarını, aynı zamanda sorumlu üretim gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Tüysüzoğlu, “Tarımsal atık kullanmak ve petrol kökenli girdileri azaltmak bu sorumlu üretimin en önemli unsurlarından. Bunun yanı sıra hiç solvent ve su kullanmıyoruz.” diye konuştu.

– “TÜKETİCİLER ETİK BİR TERCİH YAPARKEN ZEVKLERİNDEN ÖDÜN VERMESİN”

Nar kabuğundan geliştirdikleri derinin maliyetinin hayvansal derinin üçte bir ila dörtte biri fiyatında fakat suni derinin maliyetinin biraz daha üzerinde olduğunu belirten Tüysüzoğlu, yapılan testlerde derinin dayanıklılığı ve performansıyla ilgili de olumlu sonuçlar elde ettiklerini bildirdi.

Tüysüzoğlu, şöyle devam etti:

“Burada yapmaya çalıştığımız şey aslında, tüketicilerin etik bir tercih yaparken kendi zevklerinden ödün vermek zorunda kalmamalarını sağlamak. Çünkü ben senelerce etik alışveriş yapmaya çalışırken hem üstüne 3 kat fazla para verip hem de aslında çok belli skalalarda kalıp kendimden de tercihlerimden de ödün vererek aslında o etik opsiyona yönelmek zorunda kalmıştım.”

AR-GE çalışmalarını Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nebahat Aral danışmanlığında gerçekleştiklerini anlatan Tüysüzoğlu, her renk ürün üretebildiklerine ve nar kabuklarıyla ürettikleri deri alternatifinin görünüş ve doku açısından suni veya hayvansal deriye çok benzediğine değindi.

Tüysüzoğlu, bundan sonraki hedeflerinin malzemeyi yüzde 100 biyobozunur hale dönüştürmek ve farklı ham maddeler kullanarak yeni üretimler gerçekleştirmek olduğunu kaydetti.

mert can