25 Mayıs 2026 tarihinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultay davasıyla ilgili önemli bir karar aldı. Mahkeme, CHP’nin 47 yıl aradan sonra birinci parti olmasını sağlayan Özgür Özel ve yönetimini geçici olarak görevden uzaklaştırırken, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin yeniden göreve dönmesini kararlaştırdı. Kılıçdaroğlu’nun talebi üzerine, Ankara Valiliği’nin CHP Genel Merkezi için verdiği ‘tahliye’ talimatının ardından polis müdahalesi gerçekleşti.
Bu gelişmelerin ardından, CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, 38. Olağan Kurultay’da Kılıçdaroğlu’na destek bildirisini okuduğu dönemde sosyal medya üzerinden dikkat çeken bir paylaşımda bulundu. Akbulut, “Ben Burdur Milletvekiliyim. Ankara’da birilerine güvenerek değil, Burdur Halkı için çalışarak siyaset yaptım! Artık Burdur Halkımızın istemediği Kemal Kılıçdaroğlu ile siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum” ifadelerine yer verdi.
Aynı zamanda, CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu da benzer bir duruş sergileyerek, Kılıçdaroğlu ile birlikte siyaset yapmayacağını şu sözlerle açıkladı: “Ben Hatay Milletvekiliyim. AKP’ye hizmet eden ve Hatay halkının nefret ettiği Lütfü Savaş ve Kemal Kılıçdaroğlu ile asla siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum.”
Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkiler, CHP Genel Merkezi’ne yapılan polis müdahalesinin ardından daha da yoğunlaştı. Kılıçdaroğlu’na yakın isimler arasında yer alan CHP milletvekilleri Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç, yaptıkları ortak açıklamada “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne, Ankara Emniyeti’ne yazı yazılarak polis marifetiyle girilmesi doğru değildir” diyerek durumu eleştirdi.
Bu gelişmeler, CHP içindeki huzursuzluk ve yönetim tartışmalarının ne denli derinleştiğini gözler önüne seriyor.